Pıtır, bir gün ormanda neşeli bir sabaha başladı. Etrafta hafif bir esinti vardı; kuşların sesleri duyuluyordu.
O günün en ilginç şeyi kocaman yaprak oldu. Pıtır, onu görünce merakla yaklaştı ve dikkatle inceledi.
Ama küçük bir sorun vardı: yağmurda arkadaşı üşüyordu. Pıtır önce ne yapacağını bilemedi.
“Bunu çözmek için acele etmem gerekmiyor,” diye kendi kendine fısıldadı. Derin bir nefes aldı.
Önce yaprağı kaldırdı. Bu deneme ona sorunu biraz daha iyi anlaması için zaman verdi.
Tam o sırada Sincap yanına geldi. “Birlikte düşünmek ister misin?” diye sordu.
“Evet, çok isterim,” dedi Pıtır. İkisi birbirini dikkatle dinledi ve farklı fikirleri konuştu.
Sonunda Pıtır, yaprağın altına birlikte sığdı. Bunu yaparken nazik ve dikkatli davranmaya özen gösterdi.
Bir süre sonra sorun çözüldü. Pıtır hem rahatladı hem de kendi çabasından gurur duydu.
Günün sonunda ikisi kuru patikaya ulaştı. Pıtır, o anı uzun süre hatırlayacağını düşündü.
O gün, paylaşılan şeylerin yalnızca eşyalar olmadığını; sevincin de paylaşılabildiğini öğrendi.