Lina, bir gün sınıfta neşeli bir sabaha başladı. Etrafta hafif bir esinti vardı; kuşların sesleri duyuluyordu.
O günün en ilginç şeyi duvar resmi oldu. Lina, onu görünce merakla yaklaştı ve dikkatle inceledi.
Ama küçük bir sorun vardı: resim çok büyük görünüyordu. Lina önce ne yapacağını bilemedi.
“Bunu çözmek için acele etmem gerekmiyor,” diye kendi kendine fısıldadı. Derin bir nefes aldı.
Önce önce gökyüzünü boyadı. Bu deneme ona sorunu biraz daha iyi anlaması için zaman verdi.
Tam o sırada arkadaşları yanına geldi. “Birlikte düşünmek ister misin?” diye sordu.
“Evet, çok isterim,” dedi Lina. İkisi birbirini dikkatle dinledi ve farklı fikirleri konuştu.
Sonunda Lina, her gün küçük bir bölüm bitirdi. Bunu yaparken nazik ve dikkatli davranmaya özen gösterdi.
Bir süre sonra sorun çözüldü. Lina hem rahatladı hem de kendi çabasından gurur duydu.
Günün sonunda duvar rengârenk oldu. Lina, o anı uzun süre hatırlayacağını düşündü.
O gün, güzel sonuçların bazen zaman ve küçük adımlar gerektirdiğini öğrendi.