Deniz, bir gün anaokulunda neşeli bir sabaha başladı. Etrafta hafif bir esinti vardı; kuşların sesleri duyuluyordu.
O günün en ilginç şeyi resim defteri oldu. Deniz, onu görünce merakla yaklaştı ve dikkatle inceledi.
Ama küçük bir sorun vardı: yeni öğrenci yalnız oturuyordu. Deniz önce ne yapacağını bilemedi.
“Bunu çözmek için acele etmem gerekmiyor,” diye kendi kendine fısıldadı. Derin bir nefes aldı.
Önce yanına yaklaştı. Bu deneme ona sorunu biraz daha iyi anlaması için zaman verdi.
Tam o sırada Mina yanına geldi. “Birlikte düşünmek ister misin?” diye sordu.
“Evet, çok isterim,” dedi Deniz. İkisi birbirini dikkatle dinledi ve farklı fikirleri konuştu.
Sonunda Deniz, birlikte resim çizmeyi önerdi. Bunu yaparken nazik ve dikkatli davranmaya özen gösterdi.
Bir süre sonra sorun çözüldü. Deniz hem rahatladı hem de kendi çabasından gurur duydu.
Günün sonunda ilk gün güzel geçti. Deniz, o anı uzun süre hatırlayacağını düşündü.
O gün, iyi arkadaşlığın dinlemek ve birbirine yer açmakla büyüdüğünü öğrendi.