Aylin, bir gün sınıfta neşeli bir sabaha başladı. Etrafta hafif bir esinti vardı; kuşların sesleri duyuluyordu.
O günün en ilginç şeyi kâğıt kuşlar oldu. Aylin, onu görünce merakla yaklaştı ve dikkatle inceledi.
Ama küçük bir sorun vardı: arkadaşı katlamayı öğrenememişti. Aylin önce ne yapacağını bilemedi.
“Bunu çözmek için acele etmem gerekmiyor,” diye kendi kendine fısıldadı. Derin bir nefes aldı.
Önce adımları gösterdi. Bu deneme ona sorunu biraz daha iyi anlaması için zaman verdi.
Tam o sırada Maya yanına geldi. “Birlikte düşünmek ister misin?” diye sordu.
“Evet, çok isterim,” dedi Aylin. İkisi birbirini dikkatle dinledi ve farklı fikirleri konuştu.
Sonunda Aylin, birlikte tekrar denedi. Bunu yaparken nazik ve dikkatli davranmaya özen gösterdi.
Bir süre sonra sorun çözüldü. Aylin hem rahatladı hem de kendi çabasından gurur duydu.
Günün sonunda kuşlar pencereye kondu. Aylin, o anı uzun süre hatırlayacağını düşündü.
O gün, iyi arkadaşlığın dinlemek ve birbirine yer açmakla büyüdüğünü öğrendi.