Pıtır, bir gün göl kenarında neşeli bir sabaha başladı. Etrafta hafif bir esinti vardı; kuşların sesleri duyuluyordu.
O günün en ilginç şeyi küçük davul oldu. Pıtır, onu görünce merakla yaklaştı ve dikkatle inceledi.
Ama küçük bir sorun vardı: yeni kurbağa şarkıya katılamıyordu. Pıtır önce ne yapacağını bilemedi.
“Bunu çözmek için acele etmem gerekmiyor,” diye kendi kendine fısıldadı. Derin bir nefes aldı.
Önce ritmi yavaşlattı. Bu deneme ona sorunu biraz daha iyi anlaması için zaman verdi.
Tam o sırada Vırak yanına geldi. “Birlikte düşünmek ister misin?” diye sordu.
“Evet, çok isterim,” dedi Pıtır. İkisi birbirini dikkatle dinledi ve farklı fikirleri konuştu.
Sonunda Pıtır, birlikte prova yaptı. Bunu yaparken nazik ve dikkatli davranmaya özen gösterdi.
Bir süre sonra sorun çözüldü. Pıtır hem rahatladı hem de kendi çabasından gurur duydu.
Günün sonunda göl kıyısı şenlendi. Pıtır, o anı uzun süre hatırlayacağını düşündü.
O gün, iyi arkadaşlığın dinlemek ve birbirine yer açmakla büyüdüğünü öğrendi.