Duru, bir gün okul çıkışında neşeli bir sabaha başladı. Etrafta hafif bir esinti vardı; kuşların sesleri duyuluyordu.
O günün en ilginç şeyi şemsiye oldu. Duru, onu görünce merakla yaklaştı ve dikkatle inceledi.
Ama küçük bir sorun vardı: arkadaşı yağmurda kalmıştı. Duru önce ne yapacağını bilemedi.
“Bunu çözmek için acele etmem gerekmiyor,” diye kendi kendine fısıldadı. Derin bir nefes aldı.
Önce şemsiyesini uzattı. Bu deneme ona sorunu biraz daha iyi anlaması için zaman verdi.
Tam o sırada Asya yanına geldi. “Birlikte düşünmek ister misin?” diye sordu.
“Evet, çok isterim,” dedi Duru. İkisi birbirini dikkatle dinledi ve farklı fikirleri konuştu.
Sonunda Duru, birlikte güvenli yoldan yürüdü. Bunu yaparken nazik ve dikkatli davranmaya özen gösterdi.
Bir süre sonra sorun çözüldü. Duru hem rahatladı hem de kendi çabasından gurur duydu.
Günün sonunda ikisi kuru eve ulaştı. Duru, o anı uzun süre hatırlayacağını düşündü.
O gün, gerektiğinde yardım istemenin ve yardım etmenin ne kadar değerli olduğunu öğrendi.