Sude, bir gün okul koridorunda neşeli bir sabaha başladı. Etrafta hafif bir esinti vardı; kuşların sesleri duyuluyordu.
O günün en ilginç şeyi bot bağı oldu. Sude, onu görünce merakla yaklaştı ve dikkatle inceledi.
Ama küçük bir sorun vardı: arkadaşının bağı çözülmüştü. Sude önce ne yapacağını bilemedi.
“Bunu çözmek için acele etmem gerekmiyor,” diye kendi kendine fısıldadı. Derin bir nefes aldı.
Önce ona haber verdi. Bu deneme ona sorunu biraz daha iyi anlaması için zaman verdi.
Tam o sırada öğretmeni yanına geldi. “Birlikte düşünmek ister misin?” diye sordu.
“Evet, çok isterim,” dedi Sude. İkisi birbirini dikkatle dinledi ve farklı fikirleri konuştu.
Sonunda Sude, bağı güvenle bağlamasına yardım etti. Bunu yaparken nazik ve dikkatli davranmaya özen gösterdi.
Bir süre sonra sorun çözüldü. Sude hem rahatladı hem de kendi çabasından gurur duydu.
Günün sonunda arkadaşı yürüdü. Sude, o anı uzun süre hatırlayacağını düşündü.
O gün, gerektiğinde yardım istemenin ve yardım etmenin ne kadar değerli olduğunu öğrendi.