Kerem, bir gün parkta neşeli bir sabaha başladı. Etrafta hafif bir esinti vardı; kuşların sesleri duyuluyordu.
O günün en ilginç şeyi bisiklet oldu. Kerem, onu görünce merakla yaklaştı ve dikkatle inceledi.
Ama küçük bir sorun vardı: pedala basmaktan çekiniyordu. Kerem önce ne yapacağını bilemedi.
“Bunu çözmek için acele etmem gerekmiyor,” diye kendi kendine fısıldadı. Derin bir nefes aldı.
Önce kaskını taktı. Bu deneme ona sorunu biraz daha iyi anlaması için zaman verdi.
Tam o sırada babası yanına geldi. “Birlikte düşünmek ister misin?” diye sordu.
“Evet, çok isterim,” dedi Kerem. İkisi birbirini dikkatle dinledi ve farklı fikirleri konuştu.
Sonunda Kerem, güvenli alanda denedi. Bunu yaparken nazik ve dikkatli davranmaya özen gösterdi.
Bir süre sonra sorun çözüldü. Kerem hem rahatladı hem de kendi çabasından gurur duydu.
Günün sonunda kısa turu tamamladı. Kerem, o anı uzun süre hatırlayacağını düşündü.
O gün, cesaretin korkmamak değil, güvenli bir şekilde denemek olduğunu öğrendi.