Duru, bir gün parkta neşeli bir sabaha başladı. Etrafta hafif bir esinti vardı; kuşların sesleri duyuluyordu.
O günün en ilginç şeyi paten oldu. Duru, onu görünce merakla yaklaştı ve dikkatle inceledi.
Ama küçük bir sorun vardı: düşmekten korkuyordu. Duru önce ne yapacağını bilemedi.
“Bunu çözmek için acele etmem gerekmiyor,” diye kendi kendine fısıldadı. Derin bir nefes aldı.
Önce koruyucularını taktı. Bu deneme ona sorunu biraz daha iyi anlaması için zaman verdi.
Tam o sırada eğitmeni yanına geldi. “Birlikte düşünmek ister misin?” diye sordu.
“Evet, çok isterim,” dedi Duru. İkisi birbirini dikkatle dinledi ve farklı fikirleri konuştu.
Sonunda Duru, destekle birkaç adım attı. Bunu yaparken nazik ve dikkatli davranmaya özen gösterdi.
Bir süre sonra sorun çözüldü. Duru hem rahatladı hem de kendi çabasından gurur duydu.
Günün sonunda kendine güvendi. Duru, o anı uzun süre hatırlayacağını düşündü.
O gün, cesaretin korkmamak değil, güvenli bir şekilde denemek olduğunu öğrendi.