Mercan, bir gün sığ gölette neşeli bir sabaha başladı. Etrafta hafif bir esinti vardı; kuşların sesleri duyuluyordu.
O günün en ilginç şeyi yaprak tekne oldu. Mercan, onu görünce merakla yaklaştı ve dikkatle inceledi.
Ama küçük bir sorun vardı: teknesinin batacağından korkuyordu. Mercan önce ne yapacağını bilemedi.
“Bunu çözmek için acele etmem gerekmiyor,” diye kendi kendine fısıldadı. Derin bir nefes aldı.
Önce önce kıyıda denedi. Bu deneme ona sorunu biraz daha iyi anlaması için zaman verdi.
Tam o sırada Kurbağa yanına geldi. “Birlikte düşünmek ister misin?” diye sordu.
“Evet, çok isterim,” dedi Mercan. İkisi birbirini dikkatle dinledi ve farklı fikirleri konuştu.
Sonunda Mercan, tekneyi sakin suya bıraktı. Bunu yaparken nazik ve dikkatli davranmaya özen gösterdi.
Bir süre sonra sorun çözüldü. Mercan hem rahatladı hem de kendi çabasından gurur duydu.
Günün sonunda tekne yüzdü. Mercan, o anı uzun süre hatırlayacağını düşündü.
O gün, cesaretin korkmamak değil, güvenli bir şekilde denemek olduğunu öğrendi.